3 Mayıs 2015 Pazar

Nedir Bu Müşterilerin “Emlakcılardan” Çektiği ?

Emlakçılık sektörü..
Türkiye’de sektör olarak, “en geniş” ofis kitlesine sahip olmasına rağmen devlet tarafından imkanların “en dar” olarak sunulan sektör, hatta herhangi bir imkan sunulmayan bir sektörde diyebiliriz.
Devlet tarafından sahipsiz bırakılan sektör, hal böyle olunca  denetimsiz, deneyimsiz, donanımsız, vasıfsız emlakçılardan şikayet on binleri aştı.
Eşinizden dostunuzdan, akrabanızdan veya bulunduğunuz ortamda herhangi bir sohbet arkadaşınızdan; ” Ah bu emlakçılardan bir kazık yedim ki sorma” sohbetlerini duymuşsunuzdur.  Emlakçı ile işi olan mutlaka bir olumsuz anısını anlatır.  Bir emlakçı fazla komisyon almıştır, diğeri yalan söylemiştir, öteki tapuyu karıştırmıştır, beri ki tarlayı arsa diye yutturmuştur. vs vs..
Ee kardeşim Hiç mi iyi emlakçı yok ?

İyi emlakçı olmaz olur mu . Elbette var. Fakat denetimsizlik yüzünden, 18 yaşını dolduran herkezin basitçe emlakçılık yapabilmesinden dolayı  iyi emlakçıların durumu içler acısı. para kazanmak uğruna  dürüstlüğünden taviz vermeyenler var ya .O nlar işte iyi emlakçılar.
Sizin hiç iyi bir emlakçıyla “iyi bir anı”nız var mı?
Şunu açıkça belirtmek gerekirse günümüzde artık dürüst emlakçı kalmadı. Çünkü iyi emlakçılar da işini kötü yapan emlakçılarla birlikte aynı pazar torbasındalar. Ayırt etmek mümkün değil.  İşinizi ne kadar güzel yaparsanız yapın. İsterseniz 4 üniversite bitirin, tüm mevzuatı yalayıp yutun, ne kadar dürüst olursanız olun. ofisinize gelen ilk müşteri gözünde her zaman bir kalpazan konumundasınız. Emlakçı bu gayrimenkulü müşteriye pazarlamadan önce müşteriye kendini pazarlaması gerekiyor.
Güven önemli…
Hiç bir müşteri, hiç bir emlakçıya güvenmez.Öncelikle güvenini kazanmak zorundasınız. Para kazanmayı da 2. plan olarak planlayabilirsiniz.

Sektördeki Alıcı-Satıcı müşterilerin emlakçılarla alakalı binlerce kötü anısı var ve artık müşteriler yoğurdu üfleyerek yiyor. Haklı olarak hiç bir emlakçıya güvenmiyor.
Emlakçılar olarak müşterilerin sizi köprüden önceki son çare olarak görmemesi için neler yapabilirsiniz enine boyuna bir düşünmek gerekiyor.
Kaynak / /www.emlakdanismanlari.com/Emre Çelik / Emlak Yönetimi uzmanı

30 Nisan 2015 Perşembe

TUSKON, TDTK 2014-Otomotiv programını düzenledi

Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) organizasyonu, Anadolu Sanayiciler ve İşadamları Federasyonu (ANSİFED) ile Aktif İşadamları ve Sanayiciler Derneği’nin (AKTİSAD) ev sahipliğinde Konya RİXOS Otelde 20 Mayıs 2014 tarihinde 27 ülkeden 170 iş insanı ve yurtiçinden 250 kişi katılımıyla Türkiye Dünya Ticaret Köprüsü Otomotiv programı gerçekleştirildi.  
Türkiye otomotiv yan sanayi ve yedek parça üretiminin yüzde 35’inin gerçekleştirildiği Konya gelişmiş bir nakliye ve lojistik ağına sahip önemli bir ticaret merkezi olup, bünyesinde 9 organize ve 21 küçük sanayi bölgesine sahip ve 35 bin orta ölçekli işletme bulundurmaktadır. 
TUSKON Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda ANSİFED Yönetim Kurulu Başkanı, TUSKON Genel Sekreteri, AKTİSAD Başkanı etkinlikte hazır bulundular. Tunus Büyükelçisi Muhammed Salah Tekaya ticaret köprüsüne katılan önemli isimler arasındaydı.
 
Otomotiv sektöründe ülkelerinin önde gelen firmaları olan yabancı katılımcılar, ticaret köprüsüne Konya, Bursa ve Mersin’den katılan Türkiyeli otomotiv ve yedek parça üreticisi firmaları ile çeşitli iş görüşmeleri ve bağlantılar yapıp, Türkiye otomotiv sanayisini yakından tanıma fırsatı buldular. Ticaret köprüsünün ikinci gününde yabancı katılımcılar Konya’daki işyerlerini gezip ürünleri yerinde gördüler.

 

Mersin Turizmi Kızkalesi'nden Umutlu

Mersin'in önemli tarihi miraslarının başında gelen ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne de giren Kızkalesi'ne, tanıtım çalışmalarının da etkisiyle daha fazla turist gelmesi bekleniyor.
Çukurova Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (ÇUKTOB) Başkanı Murat Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çukurova yöresinde hava sıcaklıklarının artmaya başladığını, bunun da etkisiyle Mersin'de turizmin hareketlendiğini söyledi.
Turistlerin, kentin turizmdeki "amiral gemisi" Kızkalesi'ne gelmeye başladığını aktaran Demir, ziyaretçi sayısının ilerleyen günlerde artmasının beklendiğini ifade etti. 
Demir, tarihi ve kültürel açıdan açık hava müzesini andıran kentin son yıllarda yapılan tanıtım çalışmalarıyla değerini artırdığının altını çizerek, şu değerlendirmede bulundu:
"Bölgeye yabancı turist akını başladı. Geçmiş yıllara göre mart nisan aylarında Kızkalesi’ne gelen turist sayısında gözle görülür bir artış gözleniyor. Tanıtım çalışmaları yapılıyor ancak Kızkalesi'ni uluslararası arenada daha fazla tanıtmak gerekiyor ki bu ilgi giderek çoğalsın." 
Çalışmaları süren Çukurova Bölgesel Havalimanı ile Mersin-Antalya karayolunun bir an önce bitirilmesini beklediklerini belirten Demir, "Her iki proje tamamlandığında bölge turizmi daha da zenginleşecek ve değeri daha da artacak" dedi.
Kızkalesi Turizm ve Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Mehmet Şirin Öztop da iyi bir yaz sezonu geçirmeyi umut ettiklerini söyledi.
Uluslararası Emitt Doğu Akdeniz Turizm Fuarı ile Ankara ve İstanbul'da düzenlenen " Mersin Tanıtım Günleri"nde bölge turizminin tanıtıldığını hatırlatan Öztop, "Bu tanıtım çalışmalarının etkilerini görüyoruz. Hem yurt içi hem de yurt dışı bağlantılar kurduk. Bu yaz sezonundan çok umutluyuz. Kızkalesi’ndekiturizm işletmecileri sezona hazır" şeklinde konuştu.
ABD'li Joshua Lacey de İncilik Hava Üssü'nde görevli olduğunu söyleyerek, "Hafta sonu tatilimizi Kızkalesi'nde geçiriyoruz. Burası hem sakin hem de çok güzel bir yer. Denizi, kumsalı ve güneşi çok hoşumuza gidiyor" diye konuştu. Kaynak / http://parahaberi.com/tr

İşadamları Derneği'ne polis baskını

ÇANAKKALE Girişimci İşadamları ve Sanayicileri Derneği'nde (ÇAGİAD), polis tarafından arama yapılmaya başlandı. Polis, binadaki bilgisayar ve bazı dokümanları incelenmeye aldı. Operasyonun öğrencilere verilen burslarla ilgili olduğu iddia edildi.

Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, bugün saat 09.30 sıralarında İsmetpaşa Mahallesi, Hasan Mevsuf Sokak'taki ÇAGİAD binasına geldi. İki polis, binanın giriş kapısında bekleyip kimseyi içeri almazken, içerdekilerin de çıkmasına izin vermedi. Polis ekipleri, binadaki bilgisayar ve bazı evrakları incelemeye aldı. 
BURS OPERASYONUYMUŞ
ÇAGİAD’a sabah saatlerinde polis tarafından düzenlenen operasyonun, 2012 yılında üniversite öğrencilerine verilen bursla ilgili olduğu açıklandı. Polis, binada bilgisayar ve belgelerin kopyalama işlemini sürdürürken, ÇAGİAD’dan yapılan yazılı açıklamada, polis aramasının Çanakkale Sulh Ceza Hakimliği’nin 2015/915 sayılı kararı ile yapıldığı bildirildi. Aramanın, 2012 yılında dernek ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) arasında gerçekleştirilen protokol ile 201 öğrenciye burs sağlanmasıyla ilgili olduğu belirtilen yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Sanayi, ticaret ve kültür alanında ülkemizin kalkınmasını, teknoloji-sermaye-fikir alışveriş koordinasyonun sağlanması ile daha ileri bir düzeyde gelişme sağlanmasını amaçlayan ve 21 yıldır Çanakkale’de faaliyet gösteren derneğimiz ile ÇOMÜ arasında 2012 yılında gerçekleştirilen protokol ile 201 öğrenciye burs temin edilmesi sağlanmıştır. Derneğimizin eğitime destek verilmesi kapsamında teşvikçisi olduğu, burs vermek isteyen işadamlarını ÇOMÜ Eğitim Sağlık ve Bilimsel Araştırma Vakfı ile buluşturduğu proje nedeniyle aradan 3 yıl geçtikten sonra soruşturma yapılmaktadır. Derneğimiz, ihtiyaç sahibi öğrencilere, ÇOMÜ Eğitim Sağlık ve Bilimsel Araştırma Vakfı aracılığı ile burs verilmesi ile suçlanmaktadır. Yasalara saygılı, vatanını ve milletini seven, fedakar Anadolu insanının, derneğimizin teşviki ve ÇOMÜ Eğitim Sağlık ve Bilimsel Araştırma Vakfı aracılığı ile ihtiyaç sahibi üniversite öğrencilerine burs sağlanması asla ve asla suç değildir. Yaşanan süreçte derneğimiz üzerinde yapılmak istenen algı operasyonun, vatanını ve milletini canından aziz bilen, seven, fedakar Anadolu insanını ve değerli üyelerimizi asla yıldıramaz. Ülkemizin sanayi, ticaret, eğitim, bilim ve kültür alanında daha ileri seviyelere ulaşmasını amaçlayan derneğimiz, faaliyetlerine ara vermeden devam edecektir."


Operasyondan yarım saat sonra ÇAGİAD Başkanı Enver Ceylan ve yönetim kurulu üyeleri beraberlerinde bir avukat ile binaya geldi. Dernek binasındaki aramanın sürdüğü bildirildi.
Kaynek / http://www.hurriyet.com.tr/gundem

26 Şubat 2013 Salı

ÇAĞLAYAN VE MERKEL İŞ ADAMLARI İLE BİR ARAYA GELDİ

Almanya Federal Cumhuriyeti Başbakanı Angela Merkel ile Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türk ve Alman işadamlarıyla bir araya geldi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın davetlisi olarak iki günlük ziyaret için Türkiye'ye gelen Merkel, ''II. Türk-Alman CEO Forumu'' öncesinde Bakan Çağlayan ve iki ülkenin iş adamlarıyla basına kapalı bir toplantı gerçekleştirdi.

Toplantıya, Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Muharrem Yılmaz ve Alman muadili Alman Sanayiciler Federasyonu (BDI) Başkanı Ulrich Grillo da katıldı.

Bunun yanısıra toplantıya aralarında Anadolu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Do

BAKAN NİHAT ERGÜN ’’ Elektrikli araca yüzde 100 Ar-Ge desteği ’’

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, TÜBİTAK’ın yüzde 100 Ar-Ge desteği ile yerli elektrikli araç üretileceğini açıkladı.

Geçtiğimiz günlerde teşvik sisteminde yapılan yeni revizyon ile otomotiv sektöründe asgari 300 milyon lira tutarındaki ana sanayi yatırımları, asgari 75 milyon lira tutarındaki motor yatırımları, asgari 20 milyon lira tutarındaki motor aksamları, aktarma organları ve bunların aksamları ile otomotiv elektroniğine yönelik yatırımları öncelikli yatırımlar kapsamına alınarak, 5. bölgede uygulanan desteklerden faydalanma imkanı getirilmişti. 
Yeni düzenleme ile Türkiye'de ''Yerli marka otomobil'' üretecek ''babayiğit''ler cesaretlendirilirken, otomotiv sektörüne bir müjde de Bakan Ergün'den geldi. 
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Ergün, TÜBİTAK'ın, elektrikli araç üretimine yüzde 100 Ar-Ge desteği vereceğini, TÜBİTAK öncülüğünde üniversitelerin, özel sektör ve kamu Ar-Ge kuruluşlarının güç birliği yapacağını ifade etti. 
Elektrikli araç sektöründe söz sahibi ülkeler arasına girmeyi hedefleyen Türkiye'nin, yerli üretim için önemli bir adım attığına işaret eden Ergün, uzun süredir merakla beklenen çağrı duyurusu kapsamında ilk etapta üniversitelerin, özel sektörün ve kamu Ar-Ge kuruluşlarının işbirliğiyle elektrikli araç teknolojilerinin kritik bileşenlerinin yerli olarak geliştirileceğini ve ardından bu bileşenler kullanılarak yerli araç üretileceğini kaydetti. 
Proje kapsamında bakanlık olarak 5 yıl boyunca toplam 200 elektrik araç alımı yapacaklarını da vurgulayan Ergün, elektrikli araç teknolojilerinin kritik nitelikte olan bileşenlerinin yerli olarak geliştirilmesi ve bu bileşenlerin kullanılarak yerli elektrikli araç üretilmesi amacıyla TÜBİTAK Kamu Kurumları Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında Kamu Araştırmaları Destek Grubu (KAMAG) tarafından çağrıya çıkıldığını söyledi. 
Ergün, ''Akademisyenler, otomotiv sektörü temsilcileri ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla hazırlanan çağrı kapsamında yerli elektrikli araç projelerine yüzde 100 Ar-Ge desteği verilecek'' dedi. 
Elektrikli otomobile yerli batarya...
Bakan Ergün, ''Elektrikli Araç Teknolojilerinin Geliştirilmesi'' başlıklı çağrı kapsamında üniversite, kamu ve özel sektör kuruluşlarının oluşturacağı Proje Yürütücüsü Kuruluşlarının tasarım, batarya, elektrikli motor ve araç kontrol sistemi gibi araç ekipmanlarını Ar-Ge çalışmaları ile yerli olarak geliştireceğini dile getirdi. 
Desteklenecek projelerin en fazla 4 yıl içinde tamamlanacağına işaret eden Ergün, ''Elektrikli Araç Üretici Kuruluşları ise geliştirilen bileşenleri kullanarak elektrikli aracı üretecek. 24 Mayıs 2013'e kadar proje teklifleri TÜBİTAK'a sunulacak. TÜBİTAK'ın destekleyeceği projelerin azami ölçüde yerli olarak geliştirilmesi gerekiyor'' diye konuştu. 
''Elektrikli araç segmentini üretici kuruluşlar belirleyecek''
Ergün, üretilecek elektrikli aracın hangi segmentte olacağının, yurtiçi ve yurt dışı pazar imkanlarının, rekabet şartlarına göre elektrikli araç üretici kuruluşları tarafından belirleneceğini kaydetti. 
Aracın segmentinin, şehir içi yaygın kullanıma ve toplu satışa uygun, elektrik tahrikli, en az 4 lastik tekerlekli kara taşıt aracı olacağını belirten Ergün, ''TÜBİTAK, sahip olduğu fikri haklarını, aracın Türkiye'de üretilmesi ve 5 yıl süreyle üretim ve satış garantisi verilmesi durumunda üretici kuruluşa devredecek'' dedi. 
''Her yıl 40 aracı bakanlık alacak''
Ergün, çağrıda müşteri kurum olarak yer alan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın, üretilecek araç segmentine bağlı olarak 5 yıl boyunca toplam 200 araç alımı yapacağını ve yerli elektrikli araçların kamu alımlarında da yer alması için teşvik çalışmalarının etkinleştirileceğini söyledi. 
Türkiye'nin otomotiv sektöründe Ar-Ge yetkinliğinin bulunduğuna dikkati çeken Ergün, mevcut potansiyel ile elektrikli araç alanında hızlı yol alınabileceğini vurguladı. 
Bakan Ergün, şunları kaydetti: 
''Yerli elektrikli araç geliştirilmesi ve üretilmesi ile Türkiye bu alanda adını duyuracak. Aynı zamanda yan sanayi gelişimi ile ekonomimize büyük katkı sağlayacağız. Elektrikli araç için TÜBİTAK, proje çağrısına çıktı. Yerli araç için projelere yüzde 100 destek vereceğiz. Gelecek proje tekliflerine göre verilecek destek miktarını da belirleyeceğiz. 
TÜBİTAK desteğiyle kritik ve yeni teknolojilere, dünya ile rekabet edebilecek fiyat ve kaliteye sahip araçlar geliştireceğiz. Bu potansiyel bizde var, bu alandaki gücümüzü kullanarak amacımıza ulaşacağız. Geleneksel fosil yakıtlı araç teknolojilerinde kaçırdığımız fırsatı, henüz dünyanın çok başında olduğu bu teknolojide kaçırmak istemiyoruz.'' 

22 Şubat 2013 Cuma

Fuarcılık öncelikli teşvikler kapsamında

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ’’Yeni teşvik sistemimizde fuarcılığı önemsediğimiz için öncelikli teşvikler kapsamına aldık.’’ dedi. 

Bakan Çağlayan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'le, Ortadoğu Fuar Merkezi'nde düzenlenen ''Pentex Penye Tekstil ve Teknoloji Fuarı''nın açılışına katıldı.

Fuarın açılışında konuşan Çağlayan, geçen 10 yılın önemli restorasyon yılları olduğunu söyledi. 12 yıl önce 21 Şubat'ta bir anayasa kitapçığından çıktığı söylenen ekonomik krizi yaşayan Türkiye'nin, şimdi 10 yıl sonrasını programlayan bir konuma geldiğini belirten Çağlayan, şöyle konuştu:

''Bugün Avrupa'nın birçok ülkesi 10 gün sonra ne olacağını bilmez vaziyette. AB'nin koca koca üyelerinden bahsediyorum. Bugün AB konusunda gösterilen her türlü eziyete rağmen ekonomi ile biz onlara ders veriyoruz. 27 üyeli Avrupa Birliği'nin 23 üyesinden çok daha az devletimizin iç ve dış borcu var. AB ülkelerinin 21'inden bütçe açığımız daha az. 2011 yılında Türkiye'nin ekonomisi yüzde 8,5 büyüdü. AB ise yüzde 1,5 büyüdü. Eğer Türkiye AB ülkesi olmuş olsaydı, 2011 yılında AB yüzde 1,5 değil, yüzde 1,8 büyürdü. Şimdi yük veren değil, yük alan ülke haline geldik.''

Bundan 10 yıl önce Türkiye'de kişi başına gelirin 3 bin 500 dolar olduğunu anımsatan Çağlayan, bugün Türkiye'nin kişi başı gelirinin 11 bin dolara yaklaştığına dikkati çekti. 2023'te kişi başı gelir hedefinin 25 bin dolar olduğunu hatırlatan Çağlayan, şöyle devam etti:

''Kişi başı geliri hesaplanırken diğer ülkelerle mukayese edilmemeli. Çünkü, Türkiye'nin nüfusunun her yıl bir milyon artıyor. 2023'de 2 trilyon TL milli gelire sahip olacağız. Kişi başı gelirimiz 25 bin doların üzerine çıkacak. Çünkü o tarihte 84 milyona yakın nüfusumuz olacak. 2023'de 500 milyar dolar mal ihracatı, 150 milyar dolar da hizmet ihracatı yapacağız. Bunları tabii ki siyasi istikrar, ekonomik istikrar, ve özel sektöre güvenerek yapacağız. 2023'e planlı programlı gidiyoruz. 2023'e giderken 2013'e geldiğimiz şekilde devam edemeyiz. 2002'den 2013'e gelirken çok büyük zorluklardan geçtik. Siyasi anlamda söylemiyorum, bunları zaten siz takdir ediyorsunuz. Türkiye böylesi bir ortamda 2023'e giderken yeni bir üretim sistemi, yeni bir zihniyet devrimine ihtiyaç duyarak yoluna devam etmek durumunda. O yol bizi buraya kadar getirdi, şimdi makas değişikliği gerekiyor. 2023'e gidecek önemli bir sanayileşme, ihracat, üretim, yatırım, istihdam, kalite, tasarım, Ar-Ge, inovasyon, bir sürü şeyle bu işin götürülmesi gerekiyor.''
   
''Fuarcılığı sözde değil, özde destekliyoruz''
   
Çağlayan, Türkiye'nin geçen yıl 152.6 milyar dolar ihracat yaptığını anımsatarak, ihracatın kilogram fiyatının 1 dolar 58 cent olduğunu belirterek, ''Şimdi biz bu rakamla 2023'ün 500 milyar dolar hedefini yakalayamayız. İhracat birim kilogram fiyatını arttırmamız gerekiyor. Bugün rakiplerimiz Almanya'nın kilogram fiyatı 4 dolar, Japonya'nın ve Güney Kore'nin 3,5 dolar. Bu nedenle ürettiğimiz ürünlerin tanıtımı çok önemli'' diye konuştu.

Ürünlerin fuarlar vesilesiyle tanıtılmasının önemini vurgulayan Çağlayan, şunları kaydetti:

''Fuarcılık bu anlamda son derece önemli. Fuarcılığı sözde değil, özde destekliyoruz. Türkiye'de fuarcılığa da yeni bir anlayış getirmemiz gerekiyor. Yeni teşvik sistemimizde fuarcılığı önemsediğimiz için öncelikli teşvikler kapsamına aldık. Bugün Almanya'da ne varsa, Fransa'da ne varsa, Amerika'da ne varsa daha iyisini yapmak bize yakışır. Böyle fuarları yapabilmek için teşvik mekanizmaları oluşturduk.

Fuar merkezlerini yaptığınız zaman alacağınız teşvikleri söylemek isterim. Böyle bir yatırım yapan şirket yüzde 40 yatırım indirimi alacak. Devlete ödeyeceği verginin yüzde 40'ını ödemeyecek, bu yatırımı yapacak. Diğer taraftan da burada çalıştıracağı personelinin 7 yıl boyunca SSK işveren payını da devlet olarak biz ödeyeceğiz. Yatırım yeri tahsisi yapılacak. Yani Milli Emlak'a ait yer varsa bu yer ücretsiz olarak tahsis edilecek. Yatırım için kredi kullanacaksa bu kredinin faizinin iç kredisinin TL olması halinde 5 puanlı, döviz olması halinde 2 puanını biz karşılayacağız.''
   
''Elinin körünü yapıyoruz''
   
Bakan Çağlayan, ülke tanıtımı adına dünyayı turladığını belirtti. Bu geziler nedeniyle soru önergeleri verildiğini hatırlatan Çağlayan, şöyle devam etti:

''Ülke tanıtımı adına dünyayı gezdik. Şimdi bazıları bana soru önergesi gönderiyor, muhalefet yapma adına. 'Sayın Bakan kaç ülkeye gittiniz, ne kadar ülkeyi ziyaret ettiniz- Bu kadar yurt dışı seyahatinde ne yapıyorsunuz-' Elinin körünü yapıyoruz. Yaptığımız ortada. Türkiye oturduğu yerden 152.6 milyar dolar ihracat yapabilir miydi- Türkiye böylesi bir küresel krizden IMF'den para almadan, hatta IMF'nin cebine cep harçlığı verecek olaydan başarıyla çıkabilir miydi- Gidemediğin yer senin değildir. Sen müşterinin ayağına gideceksin veya bu tür organizasyonlara müşteriyi sen getireceksin.''
   
Tekstil ve konfeksiyon sektörünün önemi
   
Fuara konu olan alanlara da değinen Çağlayan, tekstil ve konfeksiyon sektörünün Türkiye için hayati öneme sahip olduğuna dikkati çekti.

''Kim ne derse desin siz işinize bakın. Bugün Türkiye'nin GSYH'nin yüzde 6,3'nü, imalat sanayimizin de yüzde 14,4'ünü bu iki sektör oluşturuyor'' diyen Çağlayan, tekstil ve konfeksiyon sektörünün ihracatta da son derece önemli bir altyapıya sahip olduğunu, geçen yıl ihracatta yüzde 17'lik payla bu sektörün 26 milyar dolar ihracat yaptığını ifade etti. Bunun da Türkiye'nin 15 yıl önceki ihracat rakamı olduğunu anımsatan Çağlayan, şunları kaydetti:

''Biz mevcut şartlar ve standartlarla 500 milyar dolar ihracat hedefi içinde istediğimiz noktayı zor yakalarız. Bu sektörün 2023 hedefi 52 milyar dolar. Tekstilde 20 milyar dolar bir hedef var. Deri, deri mamulleri, ayakkabı sektöründe 4,5 milyar dolar. Bu üç sektörün 2023'de 80 milyar dolara yakın ihracatı olacak.''

Çeşitli ürünlerde Türkiye ve diğer ülkelerin yaptığı ihracatı kıyaslayan Çağlayan, ihracat birim fiyatlarının düşük olduğunu vurguladı.

Bakan Şahin'in konuşması

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin de, ''177 ülkeye ihracat yapan sanayicilerin önündeki bütün engelleri kaldırmak boynumuzun borcu'' dedi.

Bakan Şahin, Pentex Penye Tekstil ve Teknolojileri Fuarı'nın açılışında, tekstil ve konfeksiyon alanlarını, kendilerine atalarının bıraktığını belirtti.

Giyinmenin insanın en temel ihtiyaçlarından biri olduğunu ifade eden Şahin, tekstilin hem çevre ve sağlık, hem de ekolojik ve ekonomik olarak önemli bir ihtisas alanı olduğuna işaret etti. Şahin, tekstilin ayrıca ipliğinden kumaşına, örmesinden dokumasına kadar binlerce insana istihdam sağladığını vurguladı.

Triko ve konfeksiyonu tasarımla, inovasyonla, Ar-Ge'yle buluşturmada ve alıcı ile satıcıyı bir araya getirmek açısından fuarların önemli olduğuna işaret eden Şahin, şöyle konuştu:

''Artık bu alanlar bize yetmiyor. 177 ülkeye ihracat yapan sanayicilerin önündeki bütün engelleri kaldırmak boynumuzun borcu. Sizin hizmetkarınız olarak bu makamları dolduruyoruz. O yüzden fuarda yanınızdayız. Fuarcılık ve KOSGEB desteklerimiz devam ediyor. 2023 hedefine çok daha hızlı ulaşacak ve dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeyi başaracağız.''

Tesis ziyareti

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ayrıca 4. Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir tesisi ziyaret etti.

Bakan Çağlayan, bir bölümüne Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'in de eşlik ettiği ziyarette, Köksan A.Ş. yetkililerinden tesislerle ilgili bilgi aldı. Bir süre basına kapalı devam eden ziyaretin ardından Bakan Şahin, kara yoluyla Şanlıurfa'ya hareket etti.

Firmanın yeni yatırım alanına geçen Bakan Çağlayan ve beraberindekiler, burada işçiler tarafından karşılandı. İşçileri selamlayan ve onlarla bir süre sohbet eden Çağlayan, firma yetkilileri ve işçilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Çağlayan, ziyaretin ardından hava yolu ile Ankara'ya hareket etti.

Ziyarete, AK Parti Gaziantep milletvekilleri Derya Bakbak ve Mehmet Sarı, Vali Erdal Ata, AK Parti İl Başkanı Ahmet Uzer ile sanayici ve iş adamları katıldı.