http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Kasım 2011 Salı

İşte Türkiye'nin Suriye'ye uygulayacağı yaptırımlar

Arap Birliği’nin kararı sonrasında hükümet yaptırımların uygulanması için düğmeye bastı.Türkiye, Arap Ligi kararlarına nüans ayarı yaparak Suriye’ye yaptırım uygulama kararı aldı.Cumhuriyet Gazetesi'nden Bahadır Selim Dilek'in haberine göre, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu başkanlığında Adalet Bakanı Sadullah Ergin, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı Murat Özçelik Dışişleri Bakanlığı’nda önceki gece bir araya geldi.


Gece 01.30’a kadar devam eden toplantıda Arap Birliği’nin aldığı ekonomik yaptırım kararları masaya yatırıldı. Toplantıda kararların Türkiye ekonomisini ve Suriye halkını etkilemeyecek şekilde uygulanması kararlaştırdı. Türkiye’nin masaya yatırdığı önlemler şöyle:


• İki ülke merkez bankaları arasındaki ilişki Suriye’ye para transferi yapılmaması için askıya alınacak. Ancak bu aşamada büyükelçilik hesaplarına dokunulmayacak.


• Esad yönetiminin Türk bankalarındaki hesaplarına el konulacak.


• Yönetimdeki kişilerin mal varlıkları dondurulacak.


• Sivil uçuşlar devam edecek. Ülkeden ayrılmak isteyenler için THY’nin Şam yolcularının azalması durumunda sefer sayısı azaltılacak.


• Suriye devletine resmi mal satımı durdurulacak.


• Esad ve ailesinin seyahatine yasak konacak.


• Türkiye ve Arap dünyası arasındaki ticaretin ana güzergâhlarından olan Suriye’den geçen 46 bin kamyonun ticareti sürdürmesi için ulaştırma alanında önlem alınmayacak.


• Su ve elektrik yaptırım unsuru olmayacak.

www.hurriyet.com.tr

FP'nin ilk 100 fikir adamı listesinde Erdoğan ve Davutoğlu 16'ncı oldu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Foreign Policy dergisinin “Dünyanın ilk 100 fikir adamı” listesinde yer aldı.Foreign Policy dergisi, yıllık dünyanın ilk 100 fikir adamı listesini açıkladı.

Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere Başbakanı David Cameron gibi Avrupa liderlerini geride bırakarak, derginin internet sitesindeki sıralamada 16'ncı sırada yer aldı.

Erdoğan ve Davutoğlu'nun birlikte yer aldığı resmin altında bulunan yazıda da Erdoğan ve Davutoğlu'nun son sekiz yıl içerisinde Türkiye'yi bölgesel güç merkezi haline getirmek için durmadan çalıştığı belirtildi.

OSMANLI'DAN BU YANA

Arap Baharı krizinde bu yıl Erdoğan ve Davutoğlu'nun vizyonunun, Türkiye'nin Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasından bu yana ulaşmadığı bir etki düzeyine çıkmasını sağladığı kaydedilen yazıda, Türkiye'nin bölgedeki değişim dalgasından kazançlı çıkan birkaç ülkeden biri olduğuna işaret edildi.

Yazıda, Erdoğan'ın Mısır'ın devrik Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'e iktidardan ayrılmasını söyleyen ilk liderlerden biri olduğu hatırlatılarak, bu sözlerin Tahrir Meydanı'nda yankı bulmasından bahsedildi.

İSRAİL VE MISIR'A DİKKAT

Türkiye'nin Libya ve Suriye konusundaki tutumlarına değinilen yazıda, önümüzdeki yıl beklenen zorluklar arasında İsrail ile ilişkilerde yaşanan gerileme ve demokratik bir Mısır'ın bölgesel rakip olarak yeniden canlanma ihtimali gösterildi.

Davutoğlu'nun bu yıl ilk kez milletvekili olduğu belirtilen yazıda, son seçimlerin Davutoğlu ve Erdoğan'ın kişisel tabanını güçlendirmeyle kalmayıp, aynı zamanda Türkiye'nin “İslami bir demokrasi modeli” olarak imajını pekiştirdiği kaydedildi.

BİRİNCİLİK ARAP BAHARI'NA

Listede ilk dokuzu Arap Baharı'nda öne çıkan isimler alırken, 10'uncu sırada ABD, Fransa ve Çin'in Merkez Bankası Başkanları Ben Bernanke, Jean-Claude Trichet ve Zhou Xiaochuan, 11'inci sırada ABD Başkanı Barack Obama, 12'nci sırada ABD'nin eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney ile eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, 13'üncü sırada Bill ve Melinda Gates, 14'üncü sırada “Hindistan'ın Bill Gates'i” olarak nitelendirilen Azim Premji, 15'inci sırada da IMF Başkanı Christine Lagarde bulunuyor.

Listede 77'nci sırada da Alman Yeşiller Partisi eşbaşkanı Cem Özdemir yer alıyor.

www.hurriyet.com.tr

21 Kasım 2011 Pazartesi

Piyasalara son darbe ABD'den geldi


Avrupa'da devam eden borç endişelerinin ardından ABD'de oluşturulan 'Süper Komite'nin de ülkenin bütçe açığını azaltma konusunda fikir birliğine varamaması piyasalara satış getirdi. Dolar, euro karşısında 1.35'in altına gelirken, içeride ise dolar, TL karşısında 1.84'ün üzerine çıkarak bir ayın zirvesini gördü.ABD’de kamu harcamaları ve bütçe açığını azaltma konusunda görüş belirlemek için ABD Kongresi'nde Demokrat ve Cumhuriyetçi üyelerden oluşan Süper Komite'nin görev süresinin sonuna gelinmesine karşın bir anlaşmaya varamadığı bildiriliyor.

Avrupa'daki sıkıntıların yanına ABD'deki problemlerin de eklendiği algısı piyasalara satış getirdi. Euro, dolar karşsında 1.35'in altında geldi. Parite şu anda 1.3460 seviyelerinde, önceki kapanışa göre yaklaşık yüzde 0.5 değer kaybı yaşıyor.

Pariteye paralel olarak, dolar içeride güçlü seyrediyor. TL karşısında yaklaşık yüzde 1'lik değer artışıyla 1.84'ün üzerine çıkarak son bir ayın zirvesini test eden dolar, şu anda bu seviyelere yakın seyrediyor.

Doların bu yıl içinde geldiği en düşük seviye 1.50 TL ile Nisan ayının başlarında görülmüş, 4 Ekim Salı günü ulaşılan 1.9050 lira da en yüksek seviye olarak kaydedilmişti.

Kötü havadan olumsuz etkilenen borsalarda da satışlar yaşanıyor. Avrupa borsaları açılışta son altı haftanın en düşük seviyesine geldi.

Londra Borsası'nda FTSE-100 Endeksi yüzde 0.8 değer kaybederek 5.320 puana geriledi. Frankfurt Borsası'nda DAX Endeksi yüzde 0.7 azalarak 5.758 puan ve Paris Borsası'nda CAC 40 Endeksi yüzde 0.5 azalarak 2.981 puan oldu.

İMKB 100 Endeksi de açılışın ardından ilk 30 dakika sonunda, önceki kapanışa göre yüzde 1.5'e yakın azalarak 53.700 puan düzeyinde seyrediyor.
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi

Erdoğan’ın ‘Binmeyin’ dediği Porsche, yine rekor kıracak

ÖTV zammının ardından Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘Binmeyin’ çağrısının adresi olan Porsche, 2011 yılını rekor satışla tamamlayacak. Porsche Türkiye Genel Müdürü Anıl Gürsoy, yıl sonu 450 olan satış hedeflerini ÖTV zammı sonrası 420’ye çektiklerini belirterek, “Zamma rağmen satış rekoru kıracağız” dedi.EKİM ayında ÖTV zammından sonra Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘Binmeyin’ çıkışına maruz kalan Porsche, bu olumsuz koşullara rağmen 2011 yılını rekor satışla tamamlayacak. Türkiye’de 2008 yılında 154 adet araç satan, 2009’da bu rakamı 247’e, 2010’da ise hızla 390’a çıkaran Porsche, 2011 yılını ise 420 adetle tamamlamaya hazırlanıyor. Doğuş Otomotiv-Porsche Türkiye Genel Müdürü Anıl Gürsoy, yıl sonu 450 olan satış hedeflerini ÖTV zammı sonrası 420’ye çektiklerini belirterek, “2011 yılında zamma rağmen satış rekoru kıracağız. 2012 yılında ise Almanya’dan destekle küçülmeyi minimize edeceğiz” dedi.
Almanlar önüne bakar
ÖTV zammının asıl etkisini göstereceği 2012 yılına ilişkin çalışmaların sürdüğünü kaydeden Gürsoy, satış hedeflerinin aralık ayının ikinci haftasında belli olacağını söyledi. Porsche üst yönetiminin şu ana kadar ÖTV’yle ilgili yorum yapmadığını belirten Gürsoy, şunları anlattı: “Merkez yorum yapmadı. Bize nasıl destek verebilecekleri üzerinde çalışıyorlar. Zaten Almanlar değiştiremeyeceği konu üzerinde çok durmaz önüne bakar. ÖTV zammı sonrası Porsche üst yönetimi Türkiye’ye geldi. ‘Birlikte yılbaşına kadar nasıl hız kesmeden devam ederiz’i konuştuk. Ayrıca 2012’de Türkiye’de düşmesi beklenen satışlara nasıl bir destek verecekerini görüştük. Şu an küçülmeyi nasıl minimize ederiz onu çalışıyoruz.”
2009 yılına döneriz
2012 yılında Almanya’dan destek alamamaları halinde satışlarının 300’ü geçemeyeceğini vurgulayan Gürsoy, “Satış ve pazarlama desteğini alırsak 300 adede geçeriz.”

Yeni Carrera’yı en büyük pazarı Hollywood’da test ettik

PORSCHE’nin tamamen yenilenen modeli 911 Carrera’yı tüm dünyadan sayılı gazeteciyle birlikte en büyük pazarı olan Hollywood’da test ettim. Yıldızlar şehri Los Angeles’ta kullandığımız Porsche’nin yıldızıyla Santa Barbara’dan Santa Monica’ya Beverly Hills’ten Hollywood’a kadar keyifli ama sert kanunlar nedeniyle hızlı olmayan bir sürüş gerçekleştirdik.
3 Aralık’ta Türkiye’de
Araçla ilgili sürüş izlenimine geçmeden, Türkiye’de yollara 3 Aralık’tan itibaren çıkacağını belirtmeliyim. Tabi ÖTV zammı sonrası fiyatı yüzde 25’lik artışla 225 bin Euro’dan başlıyor ama bence bu bile bu araç için engelleyeceği bir unsur olmayacak. Tabi 225 bin Euro Carrera’nın fiyatı, Carrera S’in fiyatı ise 255 bin Eruo’dan başlıyor. Sürüş sırasında bize eşlik eden Doğuş Otomotiv-Porsche Satış ve Pazarlama Müdürü Kaan Oğul, yeni modelden bu yıl sonuna kadar Türkiye’ye 15 adet getireceklerini, 2012’de ise sayının 30’a yükseleceğini belirtti.
7’nci jenerasyon
Yeni Carrera, Porsche’nin 1963 yılında ilk olarak piyasaya sürdüğü ve bugün dünyanın en dikkat çeken spor otomobilleri arasına giren 911’in 7’nci jenerasyonu. ‘En iyi 911’ sloganıyla lanse edilen model bu özelliğini artan performansına karşın düşen yakıt tüketimiyle almış. Dünyanın ilk 7 ileri manuel şanzımana sahip otomobili olan Carrera, ayrıca spor otomobil segmentinde yakıt tüketimini düşüren ‘Start-stop’ teknolojisini de ilk kullanan model. 350 beygirlik 3.4 litre motora sahip yeni 911 Carrera’nın 100 kilometredeki yakıt tüketimi 9.8’den 8.2 litreye düşerken, 400 beygirlik 3.8 litre motorun yer aldığı Carrera S’in yakıt tüketimi ise 100 km’de 10.2’den 8.7 litreye gerilemiş. Önceki modele göre ağırlığı 58 kilogram azalan Carrera’nın 0-100 kilometre hızlanması ise 4.1 saniyeye inmiş. Maksimum hızı ise 289 kilometreyle aynı kalmış.
Her açıdan büyümüş
Önceki modele göre dingil mesafesi 100 milimetre uzayan aracın gövdesi ise 56 milimetre uzamış. Bu da daha geniş iç mekan sağlamış. Aracın genişliği 65 milimetre uzarken, yüksekliği ise 11 milimetre azalmış. Şekli yenilenen dikiz aynaları doğrudan kapı üzerine monte edilirken, bu aracın daha geniş görünmesini sağlamış. Yeni 911 Carrera modelinin arka tarafındaki yeni, ince LED farlar ise dikkat çekici. Bu farlar önceki modele göre arka tamponun etrafını daha fazla sarıyor. Porsche tasarımcıları modern dış tasarımla bütünlük sağlamak için GT modelinin görünümünden yola çıkarak iç mekanda da ciddi yenilikler yapmış. Klasik el freni yerini elektrikli el frenine bırakmış. Tipik motor sporları tarzında özellikle direksiyona yakın yerleştirilmiş.
Emre ÖZPEYNİRCİ

www.hurriyet.com.tr/ekonomi

17 Kasım 2011 Perşembe

Türkiye ‘yükselen yıldız’ krizden daha güçlü çıkarız

Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Erdal Karamercan, “Türkiye dünyada ‘yükselen yıldız’ konumunda. Hepimiz aynı teknenin içindeyiz ve bu küresel krizle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor.Türkiye yaşanan krizden şimdiki güçlü halinden çok daha güçlü şekilde çıkacak” dedi.ECZACIBAŞI Topluluğu CEO’su Erdal Karamercan, küresel krizin Türkiye açısından fırsatlar yaratacağını söyledi. Türkiye’nin dünyada ‘yükselen yıldız’ olduğunu dile getiren Karamercan, “Sonuçta hepimiz aynı teknenin içindeyiz ve bu krizle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Tekne sarsıldığı zaman herkes belli oranda sarsılıyor. Türkiye yaşanan krizden şimdiki güçlü halinden çok daha güçlü şekilde çıkacak. 2010 ve 2011 makro ekonomik göstergelere baktığımızda Türkiye’nin bütçe açığı, kamu borcu gibi temel göstergelerde gerek Avrupa Birliği gerekse OECD ülke ortalamalarıyla kıyaslandığında çok daha iyi bir yerde olduğunu görüyoruz. Yani Türkiye krize girerken, herkesten daha iyi bir noktada krize giriyor” diye konuştu.

Yaşanan artçı deprem

Avrupa bölgesinde yaşanan borç kriziyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Karamercan, şunları söyledi: “Yaşanan kriz yeni bir olay değil. 2008’de Lehman’ın batmasıyla başlayan süreç bugün de devam ediyor. Esas deprem o zamandı. Şimdiki borç krizi onun artçıları. Süreçsel yöntemler kullanılmayıp, finansal yöntemlerle halledilmeye çalışıldığı için kriz bu kadar uzadı. Eğerki bundan sonraki dönemde sürdürülebilir yöntemler uygulamazlarsa kriz daha da uzun vadeye yayılacak. Avrupa için öngörlen büyüme oranları da iç açıcı değil. Türkiye’nin ticaretinin yüzde 50’si krizin içinde. Türkiye bu aşamada rotasını daha avantajlı pazarlara kaydırdı. Şanslı bir noktada olduğumuzu düşünüyorum.”

Alternatif pazarlar

Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu’nun Avrupa’da etkin ticaret yaptığını ancak şu anda alternatif pazar konusunun öncelik maddelerinden birisi haline geldiğini belirten Karamercan, “Son 5 yıldır da alternatif pazarlarda bir yapılanmamız var. Rusya, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Kafkasya’da çok önemli yapılanmalarımız var. Buralarda muhakkak oransal anlamda satışlarımız artacak. Krizin içinde bir fırsat var. Sektör krizi demek bize yeni olanakların doğması anlamına geliyor. İleriye baktığımızda markalar ve pazarlar açısından bizim için uygun koşulların oluşabileceğini düşünüyorum.”

Şirket alabiliriz

Avrupa krizinden dolayı bazı ülkelerde şirketlerin değerinin düştüğünü hatırlatan Karamercan, şöyle konuşt: “İtalya ve Kuzey Irak bizim ilgilendiğimiz bölgeler. İtalya seramik sektöründe bir merkez. Orada sadece şirket değil, değişik alternatif yatırımları da araştırıyoruz. Üretim, Ar-ge veya lojistik de olabilir. Karşımıza çıkacak şirket fırsatlarını değerlendirip, satın alma gerçekleştirebiliriz. Bunun dışında Rusya bizim uzun süredir odaklandığımız bir pazar. Orada etkinliğimizi daha da artıracağız. Bunların dışında Hindistan’da bir şirketle stratejik ortaklık yaptık. Oradaki işlerimiz iyi gidiyor. Bu şekilde devam ederse 2-3 yıl içerisinde üretime de geçmeyi düşünüyoruz.”

Ergün: Şaşırtarak dünya liderliğini hedefleyin


BİLİM, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, “Dünya liderliğini hedefleyin bunu da inovasyonla şaşırtarak yapın” dedi. Eczacıbaşı Topluluğunun Bozüyük’te Vitra İnovasyon Merkezinin açılışına katılan Ergün, dünyada artık sıralamaların değiştiğini en arakada gelen firmaların bile atak yaparak geçtiğini belirterek, “Mesela eskiden Nokia ön plandaydı fakat Apple herkesi geçti. Bunun nedeni yapılmayanı yapmasıydı. Türkiye’de bir şeyler yapmak istiyorsak, Türkiye liderliğini değil dünya liderliğini amaçlamalıyız. Tüketiciyi şaşırtmalıyız. Ar-Ge, inovasyon ve teknolojiye önem vermek gerekiyor. Ürünlerin raf ömürleri artık azaldı insanlar çabuk sıkılıyor. Ürün müşteri hayaline ve ihtiyacına hizmet etmeli hatta hayal bile edilemeyen şaşırtan bir ürün olmalı” dedi. Bakan Ergün, girişim sermayesi destekleriyle ilgili öncesinde 100 bin TL olan hibeyi, ikinci fazında 500 bin TL’ye çıkaracaklarını sözlerine ekledi. Ergün, seramik sektörü için hazırlanan strateji belgesini Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na (EKK) sunduklarını belirterek, “Yıl sonuna EKK’dan geçirip, 2012’de uygulanmasına başlayacağız” dedi.

Eczacıbaşı: Hayal edilen ürünleri gerçeğe dönüştürecek bir merkez

ECZACIBAŞI Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, merkezin Eczacıbaşı Yapı Grubu’nun yıllar süren inovasyon yatırımlarının birikimi olduğunu belirterek, “İnovasyon dünyanın en önemli şeyi. Burası mimar ve tasarımcıların yaratıcılığını sınırlamadan hayal edilen ürünlerin gerçeğe dönüştüreceği bir ortam olacak. Geleceğin yaşam şekline uygun ürünlerin hayata geçirileceği merkezin aynı zamanda akademisyenler ve genç yeteneklerin kendini geliştirmesi için fırsatlar yaratılacak” diye konuştu.

15 milyon TL’ye inovasyon merkezi açtı

ECZACIBAŞI Yapı Ürünleri Grubu, Eskişehir’deki fabrikasının olduğu yere 15 milyon TL yatırımla Vitra İnovasyon Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. Merkezde 75 Arge mühendisinin istihdam edildiğini söyleyen Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu Başkanı Hüsamettin Onanç, “Hedefimiz şu anda ilk 6’da olduğumuz yapı ürünleri sektöründe Avrupa’da ilk 3’e girmek. Ciromuz 800 milyon Euro. Her yıl 30 milyon Euro Ar-Ge çalışmalarına ayırıyoruz. Yapı grubumuz için organik ve inorganik büyüme devam edecek. Rusya’da inorganik büyüme adına girişimlerimiz olabilir. 2012’de ciroda yüzde 10 büyüme hedefliyoruz” dedi.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi

Emekli intibak yasasından 2000 öncesi emekli olanların yüzde 72’si yararlanacak

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, emekli aylıklarına denge getirmeyi hedefleyen intibak düzenlemesinin haftaya Başbakanlığa sunulacağını açıkladı. Bunun bir zam düzenlemesi olmadığını belirten Çelik, intibak kapsamındaki 2000 yılı öncesi 2.5 milyon emekliden yüzde 72’sinin düzenlemeden artı olarak yararlanacağını söyledi.Çelik, düzenlemeye ilişkin son görüşmeyi önümüzdeki hafta ortasında emekli dernekleriyle yapacağını belirtti. Çelik, şöyle dedi: “5 ile 9 bin gün çalışanlar arasında ücret eşitliği var. Bu haksızlık. Ortaya çıkacak tabloda eksi pozisyonda kalanlar da olacak. Bu tabloları eşitsizlikleri görebilmek için çıkarıyoruz.

Kimsenin maaşında eksi durum olmayacak. Artılar da gelişme hızına paralel maaşlara yansıyacak. 3 bin 600 gün çalışan adam zaten en düşük ücret ödenen. En düşük ücret 782 bin. Ama şimdi 9 bin gün prim ödeyen ama 813 bin alan var. İntibak ile aşağıdaki yukarı çıkacak, yukarıdaki aşağıya inmeyecek.”

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi

Yüzyılın en karmaşık döneminden geçiyoruz deve gibi sağlam adımlarla ilerlemeliyiz

Hürriyet’in düzenlediği “2011’in Son Rakamları, 2012 Beklentileri” toplantısında konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Hiçbir şey sürpriz olmamalı. Kimse ‘Biz bu kadarını da beklemiyorduk’ dememeli ve tedbiri elden bırakmamalı” mesajını verdi.BAŞBAKAN Yardımcısı Ali Babacan, dünyanın son yüzyılın hiçbir dönemiyle mukayese edilemeyecek kadar karmaşık bir dönemden geçtiğini belirterek, “Global krizin vardığı şu noktada herşey sorgulanır hale geldi. Hatta demokrasi bile. Hem hükümetin hem tüm devlet kuruluşlarımızın, hem şirketlerimizin farklı senaryolara hazır olması gerekecek. Hiçbir şey sürpriz olmamalı bu dönemde. Şirketler böylesi bir ortamda tedbiri elden bırakmamalı. Bu dönemde ‘deve adımları’ ile yürümeliyiz. Deve yürüyüşü çok sağlamdır. Develer çölde, çok uzun ve zorlu yolu bu sağlam adımlarla alırlar, hedeflerine de ulaşırlar. Bizim de öyle gitmemiz lazım” dedi.

Hürriyet’in ev sahipliğinde

Hürriyet’in evsahipliğinde gerçekleşen “2011’in Son Rakamları, 2012 Beklentileri” konulu toplantıda konuşan Babacan, toplantıya katılan iş dünyası temsilcilerinin ve Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu’nun sorularını yanıtladı. Babacan, Hürriyet Gazetecilik Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı’nın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda, önümüzdeki dönemde kamu maliyesinde sıkı duruş, para politikalarında çok ihtiyatlı ve günün şartlarına kolay adapte olabilen bir duruş gerektiğini söyledi.

Ölçülü risk alın

Babacan, Enis Berberoğlu’nun “Bazı dönemler var para kazanılır, bazı dönemler var para korunur. Önümüzdeki dönem hangisine daha yakın olacaksınız?” sorusunu şöyle yanıtladı: “Aynı zamanda iş hayatından gelen birisi olarak, ticaret risktir, iş hayatı risktir. Ben son 10 yılda siyasetin de bir risk olduğunu gördüm. Burada mutlaka iyi hesap edilmiş risk almak ve ölçülü bir şekilde hareket etmek, önümüzdeki dönem için iyi bir politika olur diye düşünüyorum. ‘Nasıl olsa işler iyi gidecek’ diye hareket etmek, bu sefer de olumsuz bir senaryo karşımıza çıkarsa kuruluşlarımızı sıkıştırabilir. Her an manevraya, farklı senaryolara hazır, bir yandan da ölçülü risk alan ve işine devam eden bir Türk iş dünyası iyi bir sonuç alacaktır diye düşünüyorum.”

Kimse böyle beklemesin

Bazılarının, “Merkez Bankası çok sık farklı kararlar alıyor, farklı adımlar atıyor” dediğine işaret eden Babacan, “Bu kadar şartların sık değiştiği bir ortamda, Merkez Bankası’nın da günün şartlarına uygun olarak politikalarını hızlı bir şekilde adapte edebilmesi çok doğal. Hiç kimse böyle bir ortamda üç ay, altı ay yerinde duracak bir para politikası beklemesin” diye konuştu.

Hükümetler bir bir iniyor

Avrupa’daki krize değinen Babacan, acı reçeteleri uygulamanın getirdiği yıpratmanın Avrupa’daki hükümetleri birer birer koltuklarından indirdiğini vurguladı. Devletin imzasının çok önemli olduğunun altını çizen Babacan, şöyle konuştu: “2008’de bankalar sallanırken, devletler imza attılar ve ‘Bunların arkasındayız’ dediler. Sorun geçici olarak ertelendi. Hala bankacılıkla ilgili problemler kökünden çözülmüş değil. Diyeceksiniz ki ‘Merkez bankaları para basıyor. Bu şekilde devletlere, o ülkenin hazinesine yardımcı oluyor.’ Ancak bunun ilelebet yapılması mümkün değil. Çok daha farklı, çok daha kötü yan etkilerinin ilerde çıkacağını maalesef göreceğiz.”

Yepyeni bir dönem demek

Devlete güvenin esas olduğu, tüm finans sisteminin oturduğu temel yapının mutlaka korunması gerektiğini kaydeden Babacan, şöyle devam etti: “Son G-20 toplantısında bunu açık dillendirdim, ‘Ne pahasına olursa olsun, maliyeti ne olursa olsun Euro Bölgesi’nde hiçbir ülkenin düzensiz bir şekilde temerrüde düşmesine izin verilmemeli.’ Çünkü bir ülke temerrüde düşerse, ki hele hele bu ülke finans, ticaret kanallarıyla gelişmiş ekonomilere bağlı bir ülkeyse, bu dünyada bambaşka bir dönemi başlatacaktır. Bu dönem artık Euro Bölgesi’ne girmiş bir ülkenin dahi borcunu ödeyemeyebileceği, iflas edebileceği bambaşka bir dönem demek. Bunun AB ve Euro Bölgesi açısından, Euro’nun istikrarı açısından son derece riskli olduğunu Avrupalı meslektaşlarla açık açık paylaştım.”

Yeni adreslere bakın

Şu anda Euro Bölgesi için mutlaka güçlü ortak maliye politikası mekanizması olması gerektiğini kaydeden Babacan, şunları dile getirdi: “Bunu yapmadıkları takdirde, Euro’nun sürdürülebilir para birimi olmasını zor görüyorum. Çok açık veren ülkeler, az açık veren ülkeler üzerinden suni bir refah yaşıyorlar. Az açık veren ülkelerin vatandaşları, ‘Dur kardeşim ne yapıyorsunuz’ diyeğine Almanya’nın yarısından fazlası Euro Bölgesi’nden çıkmak istiyor. Türkiye’nin özellikle ticaret kanalıyla Avrupa’ya bağlı olması, Avrupa’yı yakından izliyor olmamızın en büyük nedeni. Önümüzdeki dönemde mutlaka ihracatçılarımızın, ortaklık arayışında olan birçok şirketin başka tarafa bakmaları gerekecek. Avrupalı işadamları da kendi ülkelerinde, kendi pazarlarında işlerin iyi gitmediğini anladıklarına başka yerlere bakıyorlar.”

20 milyon Euro verip temsilcilik binası aldık

TÜRKİYE’nin 2002 yılından bu yana çok önemli dönüşüm sürecinden geçtiğini ve bunun devam edeceğini ifade eden Ali Babacan, bunun siyasi, sosyal, ekonomik bir dönüşüm olduğunu ve 2002 yılının Türkiye’si ile bugünün Türkiye’sinin neredeyse iki ayrı ülke denebilecek kadar farklı olduğunu söyledi. Siyasi istikrar olmadıktan sonra ekonomik istikrarın sağlanmasının son derece zor olduğunu ifade eden Babacan, Türkiye’nin yapmış olduğu bu siyasi reformlarda AB’nin hep bir çapa teşkil ettiğini, bugün hala AB konusunda ısrarla, inatla yollarına devam etmek istemelerinin, 20 milyon Euro para verip Brüksel’de daimi temsilcilik binası almalarının aslında bu konuda ne kadar kararlı olduklarını gösterdiğini vurguladı.

G-20’deki 19 lider gülmüyor bir tek siz gülebiliyorsunuz

BAŞBAKAN Yardımcısı Ali Babacan, Fransa’nın Cannes şehrinde katıldıkları G-20 Zirvesinden bahsederken, şunları anlattı: “Salona girdiğimizde hemen OECD Genel Sekreteri yanımıza geldi ve Başbakanımıza dedi ki; ‘Şöyle bir etrafınıza bakın, burada sizin haricinizde 19 lider var ama hiçbirisi gülmüyor, sadece siz gülüyorsunuz. Ben geçenlerde sayın Başbakan yardımcınıza da, Ali Bey’e de söyledim, o da bakanlar toplantısında tek gülen bakan olarak oturuyordu, biraz bu acıyı, biraz bu sorunları paylaşarak, hafif şöyle biraz kontrol ederseniz, bu kadar tebessümle etrafa bakmazsanız iyi olacak, buradaki havaya daha uygun olacak’ dedi. Tablo dünya açısından Avrupa açısından oldukça sıkıntılı ama Türkiye açısından da çok şükür iyi neticeler şu ana kadar almış durumdayız.”

Güçlü Avrupa’ya ihtiyaç var

Ali Babacan, dünyanın güçlü bir Avrupa’ya ihtiyacı olduğunu belirterek, “Çünkü, Avrupa’nın değerleri ve idealleri aslında Türkiye’nin rahatlıkla paylaşabileceği, uygulayabileceği ve bölgesinde yaygın hale getirebileceği, hem reformlarla hem de dünya için, özellikle içinde bulunduğumuz bölge için ilham kaynağı olması vesilesiyle de büyük önem arz ediyor” diye konuştu.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi

Kaymakamlar unutuldu, maaşları 200 lira düştü


Aysel ALP/ANKARA...
2 Kasım’da yaşanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) Fırtınasının etkileri dinmek bilmiyor. Kamuda ‘Eşit İşe Eşit Ücret’ amacıyla çıkarılan 666 Sayılı KHK ile vali yardımcısı ve kaymakam maaşları 200 lira düştü.KÖYDES ve BELDES projelerinde öncü rol oynayan kaymakamların
KÖYDES ve BELDES projelerinde öncü rol oynayan kaymakamların morali, 666 sayılı KHK ile bozuldu. Kariyer meslek ve üst düzey yönetici grup arasında sayılmayan kaymakam ve vali yardımcılarının İl Özel İdarelerinden aldıkları ödenekleri de tümden kesildi. Bunun yerine getirilen ek ödemeye rağmen aşlarında 200 liralık erime oldu.

Bakanlık Merkezde şube müdürü, daire başkanı, genel müdür yardımcısı gibi görevlerde bulunan kaymakamlar ile taşrada görev yapanlar arasında ise 550 lira maaş uçurumu oluştu. Sahada olanların, Masada oturanlara göre her zaman risklerle karşı karşıya kaldığını belirten bir kaymakam, “İçme suyu olmayan köy kalmadı. 8 senedir çalışıyoruz. Bunun karşılığı olarak il özel idarelerden aldığımız ek ödenek de kesildi” dedi.

HAKİMLE 3500 LİRA FARK

Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren yargı erkiyle mülki erkin eşit statüde maaş aldığına dikkat çeken bir başka kaymakam ise, oysa son 6 yılda 1. Sınıf hakimin 7600 göstergeden maaş alırken; 1.sınıf kaymakamın göstergesinin 5800 olduğunu belirtti. Bunun da iki grup arasında 3 bin 500 liralık maaş farkı yarattığına dikkat çekti. Ayrıca 1.sınıf hakimlik için 12 yıl, kaymakamlık içinse 15 yıl görev yapmak gerektiğinin altını çizdi.

Son düzenlemeyle göstergelerinin 7600 değilse de en azından 1.sınıf kaymakamlar için 6400’e çıkarılmasını beklediklerini ancak çıkan düzenlemeyle hayal kırıklığına uğradıklarını söyledi. 7600 göstergeden maaş alan 1.sınıf hakim sayısının 12 bin civarında oysa 1.sınıf kaymakam sayısının 550 tane olduğunu belirterek, en azından göstergelerinin 6400’e çıkarılmasını istedi.

EMEKLİ OLMUYORLAR

Kaymakamların artık emekli olmadıklarını söyleyen bir başka kaymakam ise, “Çünkü maaşlarının üçte ikisini mülki idare hizmet tazminatları oluşturuyor. 65 yaşına kadar idare etmeye çalışıyorlar. Bu nedenledir ki bir ilde 3 olması gereken vali yardımcısı sayısı her geçen gün artıyor. İstanbul’da 40 tane vali yardımcısı var” dedi.

Vali atamalarında daha çok müfettiş kökenlilerin tercih edilmelerine de kırılan kaymakamlar, “İkide bir teftiş; ikide bir tahkikat nerededir bilinmez hakikat” diyerek serzenişte bulunuyorlar.

TEMSİL ÖDENEKLERİ DE YOK

Kaymakamlar, 5442 sayılı İller İdaresi Kanununda ilçede devlet ve hükümetin temsilcisi olarak sayılmalarına karşın, ‘temsil ödeneği’ almadıklarını da anımsatıyorlar.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi

29 Eylül 2011 Perşembe

- Cep telefonunuzla bunları sakın yapmayın

Cep telefonunuzdaki bilgi ve verileri korumak için bazı noktalara dikkat etmeniz gerekiyor. İşte cep telefonunuzla yapmanız ve yapmamanız gerekenler..
Eğer bir akıllı telefonunuz varsa güvenlik sizin için önemli bir konu olmalı. Bunun nedeni sadece bu telefonların çoğunun yüksek maddi değere sahip olmaları değil, aynı zamanda telefonların giderek daha fazla hassas bilgiyi barındırmaya başlamasından dolayı güvenlik önemli. İşte size akıllı telefonunuz ve veri güvenliği ile ilgili bazı önemli ipuçları...

- Telefonunuzun kaybolması durumunda cihazın IMEI numarasını bir kenara not etmiş olmanız, cihazın bulunmasını sağlamayı kolaylaştırabilir.

- Cep telefonunuzun hassas ayarlarını erişim için PIN numarasını zorunlu kılın ve kolay tahmin edilemeyecek bir PIN numarası seçin.

- Halka açık kablosuz internet ağlarını kullanırken dikkatli olun ve sadece güvendiğiniz ağlara bağlanın.

- Telefonunuza uzaktan erişim veya içeriğindeki bilgileri uzaktan silebilecek uygulamalar kullanın.

- Hangi uygulamaların çalışmak için hangi izinleri istediğine dikkat edin. Eğer bunu göz ardı ederseniz ne olduğunu anlamadan telefonunuzu art niyetli kişilere açabilirsiniz...

- Telefonunuzdaki verileri yedeklemeyi asla ihmal etmeyin.

http://www.hurriyet.com.tr

20 Eylül 2011 Salı

- Dünyanın en zengin 2 şirketinden kıyasıya rekabet

Steve Jobs’un kısa süre önce CEO’luk görevini terk ettiği Apple'ın hisseleri dün 413.23 dolarla rekor kırarak, 383 milyar dolar piyasa değeriyle dünyanın en değerli markası sıralamasında Exxon Mobil'i yeniden geride bıraktı. Bugün itibariyle dünyanın en değerli şirketi olan Apple'dan sonra gelen ABD'li enerji devi Exxon Mobil'in piyasa değeri ise 358 milyar dolarda bulunuyor.


Apple’ın hisseleri, kurucusu ve CEO’su Steve Jobs’ın sağlık sorunları nedeniyle 24 Ağustos’ta görevini terk etmesine rağmen yükselişine devam etti.


Jobs’ın görevini terk ettiğini açıklamasından bir gün sonra, borsa kapanışında hisseleri 373.72 dolardan işlem görmüştü.

JP Morgan analisti Mark Moskowitz, Apple’in gelecek ay piyasaya sürülmesi planlanan iPhone 5 akıllı telefonu ile patlamaya hazır Çin piyasasını vurabileceğini belirtti.


Moskowitz, Apple’ın Çin’in cep telefonu operatörü China Mobile ile anlaşması halinde 100 milyondan fazla yeni müşteri kazanabileceğine dikkat çekti. Chine Mobile’ın yaklaşık 600 milyon müşterisi bulunuyor.

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi

S&P, İtalya'nın kredi notunu düşürdü

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor's (S&P), İtalya'nın 'A' olan uzun vadeli kredi notunu bir basamak düşürerek 'A'ya çekti, not görünümünü ise 'negatif' olarak belirledi. Karar sonrası euro, dolar karşısında Şubat'tan beri gördüğü en düşük seviyeye geriledi.Kuruluştan yapılan açıklamada, karara, zayıflayan ekonomik büyüme görünümünü ve hükümetin gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 120'sine ulaşan kamu borcunu azaltamayacağına yönelik endişeleri gerekçe göstererek, ülkenin zayıf ekonomik büyüme görünümünün İtalya'nın mali konsolidasyon programının etkinliğini sınırlayabileceği uyarısında bulundu.

S&P, euro bölgesinin en yüksek ikinci kamu borcuna sahip ülkesi İtalya'nın bu borcunun önümüzdeki dönemde daha da yükseleceği ve beklentilerin üzerine çıkabileceği endişelerinin de kararda etkili olduğu vurgulandı.

Kuruluş, not görünümünün “negatif” olarak belirlenmesinin ise ülkede süregelen politik farklılıkların İtalya'nın borç krizine etkin şekilde yanıt verme kabiliyetini sınırlama olasılığını yansıttığına dikkat çekti.

PİYASADA SATIŞ, EURODA DÜŞÜŞ VAR

S&P'nin kararının yanı sıra Yunanistan'ın içinde bulunduğu nakit sıkıntısından çıkmaya çalışması ve Avrupa'nın borç krizinin küresel finansal sistemi bankacılık krizine çekeceği endişeleri piyasalarda satışları beraberinde getirdi.

Euro, dolar karşısında düne göre yaklaşık yüzde 0.5 düşerek 1.3610 seviyesine gelerek, Şubat'tan beri en düşük seviyesini gördü. İçeride de pariteye bağlı olarak kur tarafında hareketlilik yaşanıyor. Dolar, TL karşısında 1.8140 ile tarihi rekoru olan 1.8185 seviyesine yakın seyrediyor. Euro da çok hafif bir yükselişle 2.46'nın hemen üzerinde işlem görüyor.
,
Japonya'da Nikkei 225 Endeksi yüzde 1.61 azalırken, Avusturya borsası yüzde 1 geriledi. ABD borsaları da dün yüzde 1'e yakın değer kaybetti.

2013 - 2014'TE TOPARLANMA BEKLENİYOR

İtalya ekonomisinin 2012 yılında yüzde 0,6 oranında daralacağı öngörüsünde bulunan S&P, ülke ekonomisinin 2013 ve 2014'te ılımlı bir toparlanma kaydetmesinin beklendiğini de ifade etti.

S&P, euro bölgesinde borç krizine maruz kalan ülkeler arasında bulunan İtalya'nın kredi notunu düşüren ilk kredi derecelendirme kuruluşu oldu. İtalya'nın uzun vadeli kredi notu Ekim 2006'dan bu yana 'A' seviyesinde bulunuyordu.

Öte yandan bir diğer uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's de geçen hafta İtalya'nın kredi notuna ilişkin değerlendirmesini bu ay sonunda tamamlayacağını açıklamıştı.
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi

15 Eylül 2011 Perşembe

2 milyar dolarlık tuşa basan parmağı buldular


İsviçreli UBS bankasının 2 milyar dolar kaybetmesine yol açan yetkisiz işlemle ilgisi bulunduğu iddia edilen bir kişi Londra'da gözaltına alındı.İngiliz polisi yaptığı açıklamada, sahtecilik şüphesiyle 31 yaşında Kweku Adoboli adlı kişiyi gözaltına aldığını bildirdi. İsviçre'de yayımlanan Neue Zürcher Zeitung (NZZ) gazetesi, gözaltına alınan kişinin UBS'nin Londra'daki menkul kıymetler biriminde çalıştığını yazdı.

Adoboli'nin borsa yatırım fonu direktörü olduğu belirtildi.

UBS'den bir sözcü de “vakayla ilgili olarak Londra'da bir banka çalışanının gözaltına alındığını teyit edebileceğini” söyledi.

UBS'nin, çalışanlarına gönderdiği elektronik postada, “Haberler üzücü olmasına rağmen, şirket bundan etkilenmeyecek. Müşterilerinize yoğunlaşmaya devam etmenizi istiyoruz. Bu belirsiz zamanlarda sizin desteğinize güveniyorlar” denildi.

Banka, “gerçeği ortaya çıkarmak için bütün yolların deneneceğini” kaydetti.

İsviçre finansal piyasalar düzenleyici kuruluşu FINMA da UBS'nin kaybına yol açan vakayla ilgili bilgilendirildiğini ve UBS ile yakın temasta olduğunu açıkladı.
UBS'nin hisseleri yüzde 7,8 değer kaybetti.

UBS, “yatırım bankacılığında bir çalışanın yetkisiz bir işlem yaptığının belirlendiğini, bu işlem sonucu 2 milyar dolar kadar zarar ettiğini” açıklamıştı.

Piyasa uzmanları, bu vakanın UBS'ye olan güveni sarsacağını, risk yönetimiyle ilgili açık sorun olduğu yorumunu yaptılar.

İsviçre devletinin, yatırım bankacılığı bilançosundaki zehirli (toksik) varlıkların yol açtığı büyük zararlar nedeniyle 2008 yılında kurtardığı UBS, ABD'li yetkililerle vergi kaçakçılığı konusunda ihtilafa düşerek 300 müşterisinin ismini vermiş ve 780 milyon dolar para cezası ödemişti. UBS, daha sonra 4 bin 450 Amerikalı müşterisinin verilerini teslim etmeyi kabul etmişti.

Yatırım bankacılığı biriminde 18 bin olmak üzere küresel çapta 65 bin kadar kişiye istihdam sağlayan UBS, geçen ay 2,3 milyar dolar tasarruf etmek için 3 bin 500 çalışanının işine son vereceğini açıklamıştı.

Eski Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Axel Weber, gelecek yıl Mayıs ayında ABS yönetim kuruluna girmesi ve 2013 yılında başkan olması bekleniyor.

TARİHTEKİ ÖNEMLİ MALİ SUÇLAR

-EKİM 2010- UBS'deki olay 2008 yılında Fransa'da Societe Generale Bankası çalışanı Jerome Kerviel vakasını akla getiriyor. Kerviel'ın hatalı işlemi sonucu banka 4,9 milyar avro zarar etmişti. Mahkeme, Ekim 2010'da emniyeti suistimal, yetkisi olmamasına rağmen bilgisayar üzerinden işlemlerde bulunmak ve sahtekarlıktan suçlu bulduğu Kerviel'a 2 yılı tecilli toplam 5 yıl hapis cezasına çarptırmış ve 4,9 milyar avroyu ödemesine hükmetmişti.

-NİSAN 2010 - MF Global adlı Amerikan şirketine çalışan Evan Dooley, buğdayda vadeli işlemler sözleşmesinde spekülatif işlemler yaparak şirketi 141 milyon dolara zarara uğrattı. Dooley, yolsuzluk ve diğer suçlardan mahkemeye çıkarıldı.

-ŞUBAT 2009- Londra'da Merrill Lynch çalışanı Alexis Stenfors'a, kayıplarını gizlemek için işlem pozisyonunu kasten fazla değerli gösterdiği için 5 yıl işlem yasağı geldi. Stenfors'un hatalı işlemi ABD'li bankaya 456 milyon dolar zarara mal oldu.

-TEMMUZ 2006 - Avustralya'da National Australia Bank (NAB) çalışanı döviz opsiyonları işlemcisi David Bullen ve Vince Ficarra, bankayı 2004 yılında 187 milyon dolar zarara uğratmaktan hapse mahkum edildi. Bullen ve Ficcara, primleri korumak ve kayıpları gizlemek için yanlış işlemler yapmaktan suçlu bulunmuştu.

-MART-NİSAN 2006 - Hedge fon Amaranth Advisors, New York Ticaret Borsasında (NYMEX) doğalgaz sözleşmelerinde 6,4 milyar dolar zarar etti. ABD Vadeli Emtia Ticaret Komisyonu Amaranth ve eski baş işlemcisi Brian Hunter'ı vadeli doğalgaz fiyatlarını yönlendirmeye çalışmakla suçladı.

-ŞUBAT 2002 - Allied Irish Bank, döviz işlemcisi John Rusnak'ın ABD'li bağlı şirket Allfirst'ü 691 milyon dolar zara etmesine yol açtığını açıkladı. Rusnak, 1997 ve 2001 yılları arasında 850 bin dolar kazanmasına yol açan bir plan uyguladığını kabul ettikten sonra 7,5 yıl hapse mahkum edildi.

-MART 1998 - ABD'de General Electric'e (GE) bağlı Kidder Peabody şirketi çalışanı Joseph Jett, uygun kayıtlar tutmayarak ve kayıpları gizlemek için bankayı 350 milyon dolar tutarında kar etmiş gibi gösterdi. Ancak gerçekte olmayan bu kar sonunda GE'nin şirketi satmasına yol açtı. Jett, Eylül 2007'de 8,2 milyon dolar kaybı ödemeye ve 200 bin dolar para cezasına çarptırıldı.

-HAZİRAN 1996 - Japonya'da Sumitomo şirketi, baş işlemci Yasuo Hamanaka'nın metal borsasında yetkisiz bakır işlemleri nedeniyle 10 yılda 2,6 milyar dolar zarar etti. Sumitomo, dünya bakır ticaretinin yüzde 5'in kontrol ettiğine inanılan grubun başında olduğu için “yüzde 5” lakaplı Hamanaka'nın işine son verdi. Hamanaka 8 yıl hapse mahkum edildi.

-EYLÜL 1995 - Japon Daiwa Bank, ABD'li yöneticilerinden biri olan Toshihide Iguchi'nin yetkisi olmadan yaptığı tahvil işlemleri nedeniyle 1,1 milyar dolar zarar etti. Iguchi, 1996 yılında hapse mahkum edildi.

-ŞUBAT 1995- İngiltere'nin en eski yatırım bankalarından biri olan Barings Bank, Singapur'da İngiliz bankacı Nick Leeson'ın türev piyasalarda 1,4 milyar dolar zarar etmesiyle battı.

Japonya'da Kobe depreminden sonra Asya borsalarının çökmesiyle limitlerinin üzerinde açtığı pozisyonlarında bankayı büyük zarar uğratan Leeson, Singapur'da hapse mahkum edildi. İngiltere Kraliçesinin hesabı bulunduğu için “Kraliçenin bankası” olarak bilinen ve 1762 yılında kurulmuş Barings Bank, daha sonra 1 sterline Hollandalı ING bankasına satılmıştı.
http://www.hurriyet.com.tr/ekonom

Piyasalar coştu, altın sert düştü

15 Eylül 2011Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) dolar likiditesi sağlamak üzere önde gelen merkez bankalarıyla koordineli hareket edeceğini açıklaması, piyasalara sert alım dalgası geldi. Euro yükselişe geçerken, güvenli liman altının onsu da 1,800 doların altına geldi.ECB, piyasalara dolar likiditesi sağlamak için ABD, İsviçre, İngiltere ve Japonya merkez bankalarıyla işbirliğine giderek dolar takası (swap) imkanı sağladı.


Euro, açıklama sonrası piyasalarda yaşanan olumlu havayla yükselişe geçti. Euro, dolar karşısında kısa sürede 1.38'den, 1.39'un üzerine çıktı.


İçeride dolar 1.7770 TL, euro ise 2.46 liradan işlem görüyor.



Açıklamayla birlikte hisse senetleri piyasalarında da önemli yükselişler yaşandı. Avrupa'da kazançlar yüzde 3.5'i geçerken, ABD borsaları da güne yüzde 1'e varan yükselişle başaldı. İMKB 100 Bileşik Endeksi de yüzde 2'ye yakın primli seyrediyor.



Piyasalardaki yükselişle güvenli liman altının onsu Eylül başından beri ilk defa 1,800 doların altına düştü. Altın fiyatları bu gelişmeyle Kapalıçarşı'da gerilerken, Cumhuriyet Altını 700 TL, çeyrek altın 172 TL, gram altın ise 104 liradan satılıyor.
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi